in

Türkiye ve Deprem

Ülkemiz Alp kıvrımının üstünde yer almaktadır. Kuzey Anadolu Kırık Kuşağı bu kuşak üzerinde çok etkin bir bölge olma özelliğini taşır. Türkiye hem jeolojik hem de topoğrafik açıdan ayrıca iklim özellikleri nedeniyle sık sık doğal afetlerle karşılaşan bir ülkedir. Ki bu afetlerde oldukça fazla can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Türkiye’nin yaşadığı doğal afetleri bir sıralamaya koyarsak eğer, deprem bu sıranın en başında gelecektir. Son 60 yılın istatistik oranlarına bakıldığında ülkemiz yaşadığı doğal afetlerden en fazla depremden hasar almıştır. Bu oran 2/3 civarındadır. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu ve şu anda da geçerli olan rapora göre ülkemizin –’sının deprem açısından farklı değerlerde tehlikesi odluğu saptanmıştır. Türkiye nüfusunun ˜ ‘i ise bu bölgelerde yaşamaktadır. Hazırlanan aynı rapora göre birincil ve ikincil deprem kuşağına sahip olan bölgelerde nüfusumuz p civarındadır. Belirlenen bu oranlar ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Son depremler öncelikle afetin meydana geldiği yeri etkilemek üzere tüm ülkeyi etkilemektedir. Deprem ve depremin ardından gelen maddi ve manevi sorunlar ülkenin zarar görmesine yol açar. Son yüzyılın felaketi olarak nitelendirilen 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ülkemiz ekonomisine darbe atmakla beraber binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Türkiye her ne kadar bir deprem ülkesi olsa da alınan önlemler yetersizdir. Ülkemizde yaşayan her birey depremle yaşamasını öğrenmeli ve deprem hakkında bilinçlenmelidir. Son dakikada gerçekleşen bir depremin faciaya neden olması ya da olmaması bizim elimizdedir.

Avatar

Tarafından Desi Metre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VAR sistemi tam olarak nedir?

Nasıl tasarruf yapılır?