in

Bilgisayarla müzik yapmak mümkün mü?

90’ların ortalarından itibaren bilgisayarların evlere girmesiyle ev kullanıcıları ne yaparım da bilgisayarı verimli bir şekilde kullanırım sorusunu kendilerine yöneltmeye başladılar. Elbette ki söz konusu bilgisayarları oyun oynamak amacıyla evine alan bir çok kişi insan açısından maksat zaten belli durumdaydı. Bilgisayarların evlere girmesi, ev kullanıcıları için bilgisayar ile müzik yapma teknolojisi konusunda atılmış önemli adımlardan bir tanesidir.

Bazı insanlar bilgisayarın kendi işleri için ne kadar yararlı olacağının çok erken farkına vardılar. Bunların ilk başında müzisyenler geliyordu. Zaten 70’lerin ikinci yarısından itibaren bilgisayarlar MIDI sayesinde (Musical Instrument Digital Interface) müzik stüdyolarına girmiş ve müziğe hizmet etmeye başlamışlardı. Ancak bu hizmet kayıt anlamında değil de bilgisayarı bir enstrüman gibi kullanıp çıkardığı çeşitli sesleri şarkılarda kullanmak şeklindeydi. Bununla birlikte o yıllarda gerçek enstrüman seslerini taklit edebilen çeşitli synthesizerlar bulunmaktaydı. Özellikle Japon üreticiler bu konuda oldukça ilerlemişlerdi. MIDI’nin çıkartmakta olduğu sesler bu synthesizerların çıkartmış olduğu seslere bakıldığında çok yetersiz ve yapay kalmaktaydı.

80’li dönemlere gelindiği zaman bilgisayarla müzik yapma teknolojisiyle alakalı olarak çok önemli adımlar atılmış oldu. Daha sonraki aşama ise bilgisayarda yer alan seslerin gerçek enstrüman seslerine yakın hale getirilmesi olacaktı. Ancak bunun için normal bir bilgisayar yeterli değildi. Bu ihtiyaç, bilgisayarların ses kabiliyetlerini arttıran ses kartları dönemini de başlatmış oldu. Ses kartları kendi içlerinde bulunan ses bankaları sayesinde MIDI seslerini synthesizerlar kadar gerçeğe yakınlaştırabiliyordu. Ancak hala, iyi müzik kulağı olan dinleyiciler, duydukları enstrümanın gerçek olmadığını anlayabiliyordu.

Bu gerçekçi enstrüman seslerini yakalama arzusu hem bilgisayar hem de buna paralel olarak ilerleyen ses kartı teknolojisiyle birlikte farklı fikirleri beraberinde getirdi. 2000 senesine gelindiği zaman bilgisayar kullanarak müzik yapma teknolojisi çok daha iyi bir şekilde ilerleme kat etmekteydi. Gerçekçi durumda bulunan enstrüman sesleri bilgisayarlar üzerine tekil notalar şeklinde yüklendi ve bir MIDI klavye kullanarak çalınmaya başlanmış oldu. Bu sayede seslerin gerçekçiliği konusunda insanların aklında da herhangi bir soru işareti kalmamıştı. Çünkü sesler artık gerçek enstrümanlardan direkt olarak bilgisayarlara kopyalanıyor ve bilgisayar üzerinde de bu enstrümanlardan alınan sesler kullanılıyordu.

Bilgisayar kullanarak müzik yapma teknolojisiyle alakalı olarak asıl ve en önemli gerçekleştirilen yenilikte eski usul bant üstüne kayıt yapma şeklindeki tekniğin yerini komple direkt bir şekilde dijital ortama yani bilgisayarlara bırakmış olmasıydı. DAW (Digital Audio Workstation) yani Dijital Ses Kayıt Yazılımlarının çıkmasıyla ev kullanıcıları bile kendi evlerinde stüdyo kalitesinde kayıtlar yapmaya başladılar. Bu yazılımların öncüleri ve hala kullanılanları arasında Cubase, ProTools, Fruity Loops, Logic Pro gelmekte. Farklı kullanım şekilleri olsa da hepsinin ana görevi enstrüman ve vokal kaydetmek, kaydedilen enstrümanlara ve vokallere efektler vermek ve kaydı albüme hazır hale getirmekti.

Artık pratik bir şekilde şarkı yapma konusunda isteği bulunan insanlar için dijital bir şekilde satılan ve kullanılan ses kayıt yazılımları fazlasıyla çok kullanılan yazılımlar haline gelmiş durumdalar. Bu aynı zaman içerisinde üstünde çalışma gerçekleştirilen şarkı projelerinin de hemen açılabilmesi ve üstünde çalışılmaya devam edilmesi anlamını taşıyordu. Bu şekilde şarkının kayıt aşamasında da ciddi bir zaman tasarrufu ortaya çıkmaktaydı. Oysa ki makaralara kayıt yapılırken en ufak bir hatadan makara tekrar başa alınır ve her şarkı için farklı makaralar takıp çıkarılırdı.

Avatar

Tarafından Desi Metre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu ilginç bilgileri bilmediğinize eminiz

Youtube’dan video indirmek mümkün mü?